Aile Hukuku

Aile Hukuku - Aile Avukatı Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Devamını Oku Butonuna Tıklayınız..

Devamını Oku..

Ceza Hukuku

Ceza Hukuku - Ceza Avukatı Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Devamını Oku Butonuna Tıklayınız..

Devamını Oku..

Ticaret Hukuku

Ticaret Hukuku - Ticaret Avukatı Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Devamını Oku Butonuna Tıklayınız..

Devamını Oku..

İş Hukuku

İş Hukuku - İş Avukatı Hakkında Daha Fazla Bilgi Almak İçin Devamını Oku Butonuna Tıklayınız..

Devamını Oku..

HAKKIMIZDA ?

Ankara Avukat Ahmet Erenoğlu Kimdir ?

Erenoğlu Hukuk Bürosu Av. Ahmet Erenoğlu tarafından 2001 yılında Ankara’da kurulmuştur. Kuruluşundan bugüne hukuki faaliyetlerine devam etmekte olup, yan kuruluş ve yardımcı personelleriyle hizmetini sürdürmektedir.Ofisimiz gayrimenkul hukuku, ticaret hukuku, iş hukuku, icra iflas hukuku, inşaat hukuku, basın hukuku alanlarında uzmanlaşmış olarak hizmet vermektedir.Ayrıca özel projelerde müvekkillerinin işlerini ilgili kurumlarda avukatları vasıtasıyla etkin bir şekilde takip etmek de ve hızlı sonuçlar almaktadır.Daha fazla ayrıntılı bilgi sahibi olmak veya yasa gereği burada yayınlayamadığımız ulusal şirketler, kurumlar, özel ve tüzel kişilerden oluşan geniş referans listemiz hakkında bilgi almak isterseniz, lütfen +90 312 229 91 03-04 nolu ofis telefonumuzdan bilgi isteyiniz. Bu vesile ile her türlü sorunuza cevap vermekten ve size hizmet etmekten mutluluk duyacağımızı ifade etmek isteriz.


Ahmet ERENOĞLU
Avukat

NELER YAPARIZ?

kentsel_donusum

Gayrimenkul arazi, apartman, arsa, bina, konut, işyeri, villa, fabrika gibi değerlerin genel adı olarak ifade edilir. Gayrimenkul (taşınmaz) hukuku, eşya hukukunun önemli bir parçasıdır. Ülkemizde eşya hukukuna dair yaşanan problemlerin büyük bir çoğunluğunu gayrimenkul hukuku oluşturmaktadır.  Bu alanda hukuki danışmanlık alınması ileride yaşanması muhtemel olabilecek sıkıntıları önlemek açısından önemlidir.

–Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri:

Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi; “Eser Sözleşmesi” ve “Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesinden” oluşur. Bu tip sözleşmelerin uzmanlardan yardım alınmadan hazırlanması halinde inşaat evresinde taraflar telafisi zor büyük mağduriyetler yaşamakta, inşaatın bitmesi gecikmekte ve sayısız davaların açılmasına sebep olmaktadır. Bu sebeple arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri uzman kişilerden yardım alınarak hazırlanmalıdır. Uzman ekibimiz tarafından; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerin hazırlanması, sözleşmenin feshi davaları, tazminat davaları, uyarlama davaları ve bu sözleşmelerden kaynaklanabilecek diğer tüm davalarda danışmanlık ve avukatlık hizmeti verilmektedir.

– Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi:

Satış vaadi sözleşmesi, alıcı ve satıcının karşılıklı olarak satıcının taraflarca belirlenen bir bedel karşılığında taşınmazın satışını vermek, alıcının da bu taşınmazı satın almak ve bedelini ödemek konusunda tarafların vaat ve taahhüt beyanlarını kapsayan sözleşmedir. Gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri uzmanlardan yardım alınarak ve sözleşme taraflarını koruyucu düzenlemeler içerecek şekilde hazırlanması hak kayıplarının önlenmesi açısından önem arz etmektedir.

Gayrimenkul arazi, apartman, arsa, bina, konut, işyeri, villa, fabrika gibi değerlerin genel adı olarak ifade edilir. Gayrimenkul (taşınmaz) hukuku, eşya hukukunun önemli bir parçasıdır. Ülkemizde eşya hukukuna dair yaşanan problemlerin büyük bir çoğunluğunu gayrimenkul hukuku oluşturmaktadır.  Bu alanda hukuki danışmanlık alınması ileride yaşanması muhtemel olabilecek sıkıntıları önlemek açısından önemlidir.

markaErenoğlu Hukuku Bürosu Ankara'da Avukatlık Hizmeti Veren Hukuk Firmasıdır. Marka ve patent hukuku alanında hukuki danışmanlık hizmeti veren ve dava konusu olmuş meselelerde yanınızda yer alan Erenoğlu Hukuk ve Avukatlık Bürosu, zamanla hızla  büyüyen ve kurumsallaşan 10 Yıllık hukuku bürosudur. Bünyemizdeki her biri kendi alanında uzman avukat kadromuzla sizi hukuki meseleniz konusunda işin uzmanı avukatlarımız ile bir araya getiriyor ve işinin ehli Avukatlarımızla sorununuzu paylaşmanızı sağlıyoruz.

Hukuk ofisimizin marka hukukunda verdiği başlıca hizmetler şunlardır:

  • Marka başvurusu
  • Marka tescili
  • Marka devri
  • Marka rehni
  • Marka ihlalinin giderilmesine ilişkin işlemler
  • Marka hakkının ihlali dolayısıyla maddi ve manevi tazminat davaları
  • Marka itibarının zedelenmesi sebebiyle tazminat talebi
  • Marka lisansı ve haczi
  • Markanın silinmesi ve imha davası
  • Marka tecavüzünün tespiti, durdurulması, giderilmesi, önlenmesi
  • Marka başvurusuna itiraz
  • Markada isim ve adres değişikliği

Marka ve Patent Hukuku ticari hayatın gelişmesiyle ve şirketler ve insanlar için artık daha da önemli bir hal almıştır. Marka değeri kavramının büyük ekonomik değerler ifade ettiği ticari hayatta marka ve patent hukuku, hem ekonomik kayıpları önlemeye çalışmış hem de fikri hakları korumayı amaç edinmiştir.

Marka Nedir?

Marka, kanundaki tabiriyle, Marka Nedir ? bir işletmenin, Kurumun mal veya hizmetini bir başka işletmenin mal veya hizmetinden ayıran sözcük, şekil, harf, sayı, rakam malların Marka Hukuku biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, Marka Hukuku Avukatı kullanılan baskı yoluyla yayınlanabilen ve  çoğaltılabilen, kullanılabilen her türlü işarettir.

Burada markanın önemli iki unsuru olan işaret ve ayırıcı kelimeleri  her unsurdan daha çok önemlidir. Bu kelimeler yargısal ihtilaflarda göz önüne ve dikkate alınan iki kıstastır.

Marka Tescili

Marka tescili, Türk Patent Enstitüsü tarafından yapılan markanın işaretinin ayırt ediciliğinin ortaya konduğu  ifade eden yöntemdir. Tescil, hukuki bir meseledir veya konudur. Marka Tescili veya Marka Hukuku Üzerinde durulması gereken ciddi bir konudur. Marka Tescil başvurusunun saati ve dakikası bile önemlidir. Sizden önce aynı Marka tescil talebinde bulunmuş bir kişinin olması durumunda sizin tesciliniz yapılamayacak ve olayı mahkeme boyutuna taşımanız gerekecektir. Bu Noktada Marka Hukuku Avukatına İhtiyaç Duyacaksınız..

ticaret-hukuku

Ticaret Hukuku, kişiler arasındaki ticari ilişkileri düzenleyen ve ticaretle ilişkili tüm mevzuatı kapsayan bir daldır. Taraflar arasında yapılan sözleşmelerin uzman avukatlar tarafından profesyonelce hazırlanması ileride yaşanabilecek sıkıntıları ortadan kaldırarak yasal olarak güvence sağlar. Ticaret Hukuku Çalışma Alanlarını şu şekilde sıralayabiliriz.

- Şirketler Hukuku Şirketler Hukuku, şirket sözleşmelerinin hazırlanması, şirketlerin tescili, birleşmesi, bölünmesi, ortakları ve alacaklarına ilişkin düzenlemeleri içeren hukuk dalıdır. -  Kıymetli Evrak Hukuku Kıymetli evrak, bir hakkı temsil eden ve bu hakkın ileri sürülmesi ve devrinin senedin ibrazına bağlandığı senetlerdir. Kıymetli evrakta yer alan irade beyanı bir hakkı temsil etmek amacıyla yazılır. Buna göre, kıymetli evrakı alan kişi, bu sayede bir hakka kavuşur.Bu hak, bir alacağa veya ortaklığa ilişkin olabileceği gibi, ayni nitelikteki bir hak da olabilir. Her kıymetli evrak bir senet niteliği taşımak zorunda olduğu halde, her senet kıymetli evrak değildir. Örneğin; tapu senetleri, vasiyetname, sürücü belgesi, nüfus cüzdanları, noter senet ve sözleşmeleri birer senet niteliği taşımakla birlikte, kıymetli evrak değildirler. - Deniz Ticareti Hukuku Deniz ticareti hukuku, deniz üzerinde yürütülen ticari ilişkileri düzenleyen bir hukuk dalıdır. Ticaret gemilerinin denizde seyrüseferi ile fertler arasında ortaya çıkan hukuki ilişkileri düzenleyen kuralları kapsar. Denizde gemi ile yapilan yolcu ve esya tasima islerini duzenler. Gemi, gemi sicili, mulkiyet, bayrak cekme hakki, kurtarma, esya ve yolcu tasima sozlesmeleri, ipotek gibi konulari inceler. - Sigorta Hukuku Sigorta hukuku, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmeleri ve bu sözleşmelerden doğan hak ve yükümlülükleri inceleyen, ticaret hukuku kapsamına giren bir özel hukuk dalıdır.

ticaret_sirket

Şirketler Hukuku

Şirket Hukuku, ticaret hayatında faaliyet gösteren ve Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen limited şirket ve anonim şirket başta olmak üzere ticari şirketlerin tabi oldukları hukuk kurallarını kapsar.

Türk Ticaret Kanunu gereği belirli niteliklere sahip ticaret şirketlerinin şirket avukatı istihdam etmeleri zorunludur. Ticaret şirketleri kendi bünyelerinde bir avukat istihdam edebildikleri gibi dışardan bir hukuk bürosundan da bu konuda hizmet alabilmektedirler. Büromuz şirketler hukuku alanında özellikle şirketlerin kuruluş aşamasından başlayarak ihtiyaç duydukları her alanda hizmet vermektedir. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz;

- Yerli ve yabancı sermayeli şirket kuruluşu

-Sermaye arttırımları ve indirimleri

-Haksız rekabet hukuku

-İrtibat bürolarının kurulması

-Hisse senetleri ve Tahvilleriyle ilgili hukuksal işlemler

- Şirketler hukukundaki, şirket durum tespit raporları

4446

Tazminat Hukuku

Tazminat davaları açmak için, kasıtlı, ihmal sonucu ya da tedbirsizlik ile oluşan olaylar yer almalıdır.

Ahlaka aykırı sonuç doğuran bir olay karşısında zarara uğrayan taraf, zarar verenden bu zararı karşılamasını isteyebilir.

Bunun için karşılıklı anlaşma dışında, tazminat davası yoluna gidilebilmektedir.

Bu dava, davalının yerleşim yeri ya da haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesinde açılmaktadır.

Dava açılması için bazı zamanaşımı süreleri de söz konusudur.

Zarar gören taraf, zararı işleyen taraftan, zararı öğrendiği tarihten itibaren 1 yıllık süre içinde şikâyetçi olup dava açabilir.

Zararın ortaya çıktığı günden itibaren de 10 yıl süresi vardır.

Bütün bu şartlar Tazminat hukuku kapsamındadır. Tazminat hukuku çerçevesinde yapılan tazminat davaları sonucunda zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olacaktır.

Zarar gören kişi, zararı meydana getiren eyleme razıysa ve zararın doğmasında ve artmasında etkili olmuşsa hakim, tazminatı indirebilir ya da tamamen kaldırabilir. Büromuz tazminat hukuku alanında uzman avukatlarımız önderliğinde her türlü danışmanlık hizmetini vermektedir.

iş-hukuku-tez-konuları

Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye veya tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi ve maddi olmayan unsurlarla işçinin birlikte örgütlendiği yere işyeri denir.İşin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı olan yerler ile dinlenme, yemek, uyku, muayene ve mesleki eğitim yerleri de işyeri sayılır. İşveren adına hareket eden işin ve işyerinin yönetiminde görev alan kimseye işveren vekili denir.

İstisnalar: Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu kanun hükümleri uygulanmaz: 1. Deniz ve hava taşıma işlerinde, 2. 50 den az işçi çalıştıran, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanlar. 3. Bir ailenin üyeleri ve 3. dereceye kadar olan hısımları arasında dışarıdan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde, 4. Ev hizmetlerinde, 5. Çıraklar hakkında, 6. Sporcular hakkında, 7. Rehabilite edilenler hakkında, 8. 507 sayılı esnaf ve sanatkarlar kanununun 2. maddesine uygun 3 işçi çalıştırılan iş yerlerinde,

İş Sözleşmesi: Bir tarafın bağımlı olarak iş görmeyi (işçi), diğer tarafın da (işveren) ücret ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Süresi 1 yıl veya daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı yapılması zorunludur.Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde, işveren en geç iki ay içinde; genel ve özel çalışma koşullarını, günlük ve haftalık çalışma süresini, ücret ve eklerini, sözleşmenin feshi halinde tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren belgeyi vermekle yükümlüdür. İş sözleşmesi iki aylık süre dolmadan sona ermiş ise en geç işin sona erdiği tarihte bu bilgilerin yazılı olarak işçiye verilmesi gerekir.

İşçinin ve İşverenin Hizmet Akdinden Doğan Borçları : İşçinin Borçları:

– İş görme borcu: İşçinin iş sözleşmesinden doğan temel borcudur. İşçi kural olarak yüklendiği işi bizzat yapmak zorundadır. – İşverenin Talimatına(İtaat) Uyma: İşçi yüklendiği işi işverenin emir ve talimatına uyun olarak yerine getirmekle yükümlüdür. – Sadakat Borcu: İşçi, işverenin işi ve işyeri ile ilgili çıkarlarını korumak ve bunlara zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorundadır. İşverenin Borçları: – Ücret ödeme borcu – İşçiyi Koruma Borcu: İşveren işçinin sağlığı ve işin güvenliği ile ilgili önlemleri almakla yükümlüdür. – Eşit İşlem Yapma Borcu: İşyerinde çalışan işçilere eşit davranmak zorundadır. Sürekli ve Süreksiz İş Sözleşmeleri: Nitelikleri bakımından 30 iş günü süren işlere süreksiz iş, bu süreden daha fazla süren işlerde sürekli iş denir.

erdemeren-23

İnşaat sektöründe, yap-işlet -devret projeleri, İnşaat Hukuku Avukatı kamu ve özel sektör ihaleleri, imtiyaz sözleşmeleri, ortak girişim anlaşmaları, yapı sözleşmeleri, inşaat sözleşmeleri, alt yüklenicilik sözleşmeleri, gibi lisans anlaşmaları, proje yönetimi anlaşmaları, işletme yönetimi anlaşmaları, sözleşme yönetimi, dava yönetimi ve gerektiğinde yargılama ve tahkim yoluyla uyuşmazlıkların çözülmesi konularıyla ilgili Erenoğlu Hukuk Bürosu nitelikli bir tecrübe birikimine sahip bir ekipten oluşmaktadır.

Erenoğlu Hukuk Bürosunun Kurucusu olan Ahmet Erenoğlu, 2001 Yılında Erenoğlu Hukuk Bürosunu Kurarak Bugüne kadar, 17 senelik dönem boyunca bu alanda önemli başarılar elde edinmiş ve kazandığı tecrübe ve bilgi birikimini Müştelerine Hizmet Sunmuştur.

Uzun yıllardır inşaat sektöründe çalışan birçok büyük şirketi temsil etmiş ve petrol, gaz, konut, arsa,  baraj, enerji üretimi tesisleri ve diğer altyapı projeleri ile birçok farklı üretim tesisinin inşaatı da dâhil olmak üzere Ankara'nın Yanı Sıra Türkiye’de gerçekleştirilen büyük ölçekli alt yapı projelerine hizmet vermiş olan Ankara Erenoğlu Hukuk Bürosu, bu alanda hatırı sayılır bir tecrübeye sahiptir.

Bunların Yanı Sıra İnşaat Hukuku Konusunda Ara buluculuk Hizmetleri de Vermekteyiz.

icra-ve-iflas-hukuku

Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye veya tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi ve maddi olmayan unsurlarla işçinin birlikte örgütlendiği yere işyeri denir.İşin niteliği ve yürütümü bakımından işyerine bağlı olan yerler ile dinlenme, yemek, uyku, muayene ve mesleki eğitim yerleri de işyeri sayılır. İşveren adına hareket eden işin ve işyerinin yönetiminde görev alan kimseye işveren vekili denir.

İstisnalar : Aşağıda belirtilen işlerde ve iş ilişkilerinde bu kanun hükümleri uygulanmaz: 1. Deniz ve hava taşıma işlerinde, 2. 50 den az işçi çalıştıran, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanlar. 3. Bir ailenin üyeleri ve 3. dereceye kadar olan hısımları arasında dışarıdan başka biri katılmayarak evlerde ve el sanatlarının yapıldığı işlerde, 4. Ev hizmetlerinde, 5. Çıraklar hakkında, 6. Sporcular hakkında, 7. Rehabilite edilenler hakkında, 8. 507 sayılı esnaf ve sanatkarlar kanununun 2. maddesine uygun 3 işçi çalıştırılan iş yerlerinde,

İş Sözleşmesi : Bir tarafın bağımlı olarak iş görmeyi (işçi), diğer tarafın da (işveren) ücret ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Süresi 1 yıl veya daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı yapılması zorunludur.Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde, işveren en geç iki ay içinde; genel ve özel çalışma koşullarını, günlük ve haftalık çalışma süresini, ücret ve eklerini, sözleşmenin feshi halinde tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren belgeyi vermekle yükümlüdür. İş sözleşmesi iki aylık süre dolmadan sona ermiş ise en geç işin sona erdiği tarihte bu bilgilerin yazılı olarak işçiye verilmesi gerekir.

İşçinin ve İşverenin Hizmet Akdinden Doğan Borçları : İşçinin Borçları :

– İş görme borcu : İşçinin iş sözleşmesinden doğan temel borcudur. İşçi kural olarak yüklendiği işi bizzat yapmak zorundadır.

– İşverenin Talimatına(İtaat) Uyma : İşçi yüklendiği işi işverenin emir ve talimatına uyun olarak yerine getirmekle yükümlüdür.

– Sadakat Borcu : İşçi, işverenin işi ve işyeri ile ilgili çıkarlarını korumak ve bunlara zarar verecek davranışlardan kaçınmak zorundadır.

İşverenin Borçları :

– Ücret ödeme borcu

– İşçiyi Koruma Borcu : İşveren işçinin sağlığı ve işin güvenliği ile ilgili önlemleri almakla yükümlüdür.

– Eşit İşlem Yapma Borcu : İşyerinde çalışan işçilere eşit davranmak zorundadır.

Sürekli ve Süreksiz İş Sözleşmeleri : Nitelikleri bakımından 30 iş günü süren işlere süreksiz iş, bu süreden daha fazla süren işlerde sürekli iş denir.

enerji-hukuku-istanbul

Süregelen mevzuat, özelleştirme ve liberalleştirme çalışmaları sayesinde yerli ve yabancı yatırımcılar için cazip bir pazar haline gelen Türkiye enerji piyasasının büyümeye oldukça açık olduğu bir gerçektir. Enerji Hukuku Arabuluculuk Düzenlemeye ve talimatlara tabi olan Enerji Hukuku piyasasında faaliyet gösteren firmalar, girişimcilerin, uygulanabilir mevzuatı, düzenlemeleri ve kararları biliyor ve buna uygun şekilde ticari işlemlerini Arabuluculuk Hukuku şekillendiriyor olması işletmeler için can alıcı önemi haizdir. Enerji yatırımları planlanırken ve hayata geçirilirken enerji hukuku konusunda uzman hukukçularla çalışıyor olmak bu piyasada faaliyet gösteren oyuncular için bir zaruret halini almıştır.

Ankara Erenoğlu Hukuk Bürosu olarak, Enerji Hukuku konularında birlikte çalıştığımız müvekkillerimizin yalnızca teorik düzlemde değil, aynı zamanda pratik hayatta da Enerji Hukuku Avukatı işlerliği bulunan çözümler arıyor olduğu gerçeğini göz önünde bulundurarak, uygulanabilir enerji mevzuatını ve Talimatlarını takip etmekle kalmıyoruz, bunun yanı sıra sistemin işleyişini de yakından takip ederek pratik ve ticari hayata uygulanabilir çözümler üretmeye çalışıyoruz.

Ankara Hukuk Bürosu olarak enerji sektöründe faaliyet gösteren yatırımcıların girişimcilerin yanı sıra, mühendis, müteahhit ve proje geliştirici firmalara enerji piyasasına katılım, özelleştirmeler, işletme hakkı devir sözleşmeleri, EPC Kontratlar, leasing sözleşmeleri, kira sözleşmeleri, bağlantı anlaşmaları, elektrik satış anlaşmaları, doğalgaz satış sözleşmeleri gibi pek çok konularda Enerji Hukuku Ankara ve farklı hukuk disiplinleriyle ilgili olarak hukuki danışmanlık hizmetleri sunuyoruz.

Enerji Hukuku Makaleler İçin Tıklayınız..

home-tabs

And untruthfully acutely apart stank somberly amidst yikes however and reflective dachshund much petted penguin fashionably slickly ouch jeez but this much human opposite unlike porpoise that far because far and We best and this wholeheartedly when bluebird some egret thrust where hiccupped feeling jeepers before since slung coyly cardinal some lent hazardously far hey far armadillo far awkwardly therefore. best And untruthfully acutely apart stank somberly amidst.
Read Full Story

menkul-kiymetler

MADDE 21 – (1) 91 sayılı KHK, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuatla borsalara verilmiş görevlerin yerine getirilmesi ve yetkilerin kullanılmasına ilişkin hususların düzenlenmesine yönelik olarak; borsaların başkanlık teşkilatı, hizmet birimleri, organizasyonu, görev tanımları, yetki ve sorumlulukları ile görevlilerin çalışma usul ve esasları Borsa Başkanının teklifi üzerine yönetim kurulunca yürürlüğe konulacak teşkilat yönergesinde gösterilir. 

Borsa personeli

MADDE 22 – (1) Borsaların işleri, borsa personeli eliyle yürütülür. Borsa personeli, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalıştırılır.

(2) Kamu haklarından yasaklı olanlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkum olanlar, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 282 nci maddesinde düzenlenen suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen terörün finansmanı suçlarından mahkum olanlar, iflas etmiş olanlar, 14/1/1982 tarihli ve 35 sayılı Ödeme Güçlüğü İçinde Bulunan Bankerlerin İşlemleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye göre kendisi veya ortak veya yöneticisi olduğu kuruluşlar hakkında tasfiye kararı verilmiş olanlar, borsa bankerliği belgesi veya borsa üyelik belgesi iptal edilmiş kuruluşların yöneticileri ve bu iptalde sorumluluğu bulunanlar, borsada görevlendirilemezler. Borsa personeli için aranan kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmama şartı, borsa başkan yardımcıları için bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmama şeklinde aranır.

(3) Borsa personeli, Borsada işlem gören herhangi bir sermaye piyasası aracının alım satımı; Borsada işlem gören herhangi bir sermaye piyasası aracının yurtiçi ve yurtdışı diğer borsalarda da işlem görmesi halinde, bu sermaye piyasası aracının alım satımı; dayanağı Borsada işlem gören sermaye piyasası araçları veya Borsa endeksleri veya göstergeleri olan türev araçların alım satımı amaçlarıyla kendileri, eşleri, birinci derece kan ve sıhri hısımları hesabına doğrudan veya dolaylı olarak yurtiçi ve yurtdışı borsalarda veya teşkilatlanmış diğer piyasalarda emir veremez ve işlem yapamaz.

(4) Borsa personelinin işe alınmaları, işten çıkarılmaları, nitelikleri, ilerleme ve yükselmeleri, performans ölçütleri, ödev, sorumluluk ve yükümlülükleri, uymaları gereken yasaklar ile disiplin konuları yönetim kurulunca yürürlüğe konulacak yönerge ile belirlenir. 

Ücretler, mali ve diğer sosyal haklar

MADDE 23 – (1) Borsa organlarında yönetim kurulu başkan ve üyesi, denetçi, komite başkan ve üyesi sıfatıyla görev alanlar ile borsa personeli ve borsa işlerinde çalışan diğer kişilerin her türlü ücret, tazminat, ikramiye, mali ve özlük hakları, sosyal hak ve yardımları ile hizmet ikramiyesi, kıdeme teşvik primi, bireysel emeklilik katkı payı, insan kaynakları stratejileri kapsamında gerektiğinde işten ayrılmalarının teşvikine ilişkin ödemeler ve benzeri her çeşit hak ve menfaatler bir yönerge ile belirlenir ve ödenecek yıllık tutarlar genel kurulca kesinleştirilecek bütçede gösterilir.

(2) Borsa Başkanı ve borsa personelinin, borsayı temsilen görev yapmakta olduğu iştiraklerden alacağı ikramiye, huzur hakkı, prim ve her ne ad altında olursa olsun benzeri yıllık nakdi menfaatlerin toplamı, aynı yıl içinde borsadan aldığı yıllık ücret toplamını geçemez. Tahakkuk ettirilen nakdi ödemelerin bu sınırı aşan kısmı borsaya ödenir.

 

bilisim-hukuku

Bilişim Hukuku, teknolojik gelişmeler çerçevesinde insanların teknik, ekonomik ve toplumsal alanlarda kullandığı bilginin, elektronik ve benzeri makineler aracılığıyla toplanması, kullanılması, işlenmesi, depolanması ve korunması ile bunlardan doğan ihtilafların çözümüyle ilgilenen hukuk dalı  Bilişim Hukuku'dur.

Bilişim Hukuku terimini tam olarak anlayabilmek için bilişim teriminin ne anlama geldiğini ve tanımlanmasında fayda vardır. İngilizce karşılığı anlamı  informatics olan Bilişim terimi kelime anlamı olarak, insanların teknik, dijital ortam, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olarak bilginin özellikle elektronik cihazlar aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde kullanılması ve işlenmesi, enformatik ( bilişim ) bilimini ifade etmektedir.

Bilişim terimi, karşılıklı olma olgusuna dayanır. İnsanların karşılıklı olarak etkileşimde bulunabildiği ortamlar bilişim hukukunun temel anlamda konusunu oluşturmaktadır. Buna verilebilecek en sık bilinen ve kullanılan örnek internettir. İnternet ağında ortamında insanlar diledikleri kişilerle iletişime geçebilmekte, karşılıklı olarak bilgi alışverişinde bulunabilmekte, internet üzerinden tüzel kişilerin  sanal mağazalarından alışveriş yapabilmektedir.

Yukarıda yapılan tanımlardan da anlaşılacağı üzere bilişim hukukunun anlaşılabilmesi için üzerinde durulması gereken husus insanların iletişimde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik cihazlar aracılığıyla akla uygun bir biçimde işlenmesi hususudur.

Bilgi, öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek olarak tanımlanabilir. Bilgi karşımıza bilimsel bilgi olarak çıkabileceği gibi, sıradan günlük işlerimizi devam ettirebilmemiz için ihtiyaç duyduğumuz bilgiler olarak da çıkabilir. Örneğin, kekin kaç derecelik fırında pişirilmesi gerektiği de bir bilgidir fotoğraf makinesinin çalışma tekniği de bir bilgidir. Bilginin, Bilişim Hukuku’nun alanına girebilmesi için özellikle makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenebilir olması gerekmektedir. Yani bilgi elektronik makineler vasıtasıyla toplanmalı, işlenmeli, saklanmalı yahut nakledilebilmelidir. Bu şartları taşımayan bir bilgi bilişim hukukunun çalışma alanına girmeyecektir.

Sonuç olarak bilişim hukuku bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde toplanması, saklanması, işlenmesi ve nakledilmesi ile bu konulardan doğabilecek ihtilafları konu alan hukuk dalıdır.

AİLE HUKUKU

Aile hukuku, bireyin içinde bulunduğu ve aile denen toplumun üyeleri ile olan ilişkilerini düzenler. Türk Medeni Hukukunda aile genel olarak, karı ve kocadan oluşan evlilik birliğini ve çocuklar topluluğunu içine alır. Geniş anlamda aile kavramına, birlikte yaşayan hısımlar, işçi, çırak ve benzerleri de girer. Nişanlanma, evlenme, ana baba ile çocuklar arasındaki ilişkiler aile hukukunun düzenlediği konular arasında yer alır. Anayasamıza göre, aile Türk toplumunun temelini oluşturur ve eşler arasında eşitliğe dayanır (3.10.2001 gün ve 4709 sa. K. la değişik m. 41). Yeni Medeni Kanun da, özellikle evlilik içinde kadın-erkek eşitliğine yer vermiştir (Yeni MK. m. 185 vd.).

“Aile hukuku kişinin içinde bulunduğu ve aile denen topluluğun üyeleri ile olan ilişkilerini düzenleyen Medeni Hukukun dalıdır. Aile kavramı üç farklı anlamda düzenlenmiştir. Dar anlamda aile; karı kocadan meydana gelen topluluktur. Geniş anlamda aile; karı koca ve çocuklardan meydana gelen topluluklardır. En geniş anlamda aile; ev reisinin otoritesine tabi KİŞİLER HUKUKUNUN KAPSAMI GERÇEK KİŞİLER TÜZEL KİŞİLER DERNEKLER VAKIFLAR 12 olarakaynı çatı altında yaşayan kimselerden meydana gelmiş insan topluluğudur. Bu aile kavramına aynı çatı altında yaşayan kan ve kayın hısımlar, uşak, çırak, bahçıvan vs. dahildir. Aile hukukunda geçerli olan bazı ilkeler vardır. Bunlar; birlik ilkesi , süreklilik ilkesi, zayıfların korunması ilkesi, düzenleme serbestisinin bulunmaması ilkesi , devletin müdahalesi ilkesi, eşitlik ilkesi. Türk Medeni Kanunu da Aile Hukuku düzenlemesinde aşağıdaki başlıklar üzerine oturtulmuştur: Birinci Kısım: Evlilik, nişanlanma, evlenme, boşanma, evliliğin genel hükümleri, eşler arasındaki mal rejimi İkinci Kısım : Hısımlık, ikinci kısımda soybağının kurulması ve aile Üçüncü Kısım : Vesayet düzeni, vesayetin yürütülmesi ve vesayetin sona ermesi Birinci ve ikinci kısımda düzenlenen maddelerle ilgili uyuşmazlıklara, ihtisas mahkemesi olan her ilde ve nüfusu 100.000’i aşan ilçelerde teşekkül edilmiş asliye derecesinde olan Aile Mahkemeleri tarafından bakılmaktadır.”

construction-law_grande

Kişi, ölmeden önce, mirasının kimlere neden ve ne şekilde paylaştırılması gerektiği konusunda tek başına tasarrufta bulunabilir. Bu, vasiyetname düzenlemek suretiyle olur. Vasiyetnamenin geçerli olabilmesi, sorunsuz bir vasiyetname için ve vasiyetnamenin sorun çıkartmaması, mirasçılar arasında huzursuzluğa, tartışma ve husumete kavgaya vb. yol açmaması için ve ayrıca geçerli de olabilmesi için uzman yardımı ( Avukat, Hukuk Bilgisi Olan ) alınmasında fayda vardır. Miras hukuku kaideleri bilinmeden bilgisiz bir şekilde düzenlenen vasiyetnamenin işe yaramayabileceği göz önünde tutulmalıdır. Örneğin bir malın çocuğuna kalmasını ve ancak çocuğunun da bu malı mesela vefatı halinde Yasin isimli asker arkadaşının torununa bırakmasını vasiyet edebilir ama bu Yasin’in torunu için bu şekilde bir sınırlama getiremez getirmesi de söz konusu değildir. Ahmet’ in torunu artık mal kendisine kaldığında bir sınırlama ile bağlı değildir söz konusu olamaz. Bunun gibi birçok kural - kanun mevcuttur. Ölmeden önce Her şeyi vasiyetname ile düzenlediğinizi ve ölümünüzden sonra artık sorun yaşanmayacağını düşünürken aslında iptal edilecek düzenlemelerle dolu bir vasiyetname düzenlemiş olabilirsiniz.

Vasiyetname Çeşitleri

Miras bırakan, vasiyetname için kanunda öngörülen şekillerden birine uymak suretiyle yeni bir vasiyetname yaparak önceki vasiyetnameden her zaman dönebilir. Vasiyetnamenin tamamından veya bir kısmından dönülebilir. 1 - Resmi vasiyetname Noterde düzenlenir. İçeriği, vasiyet edenin istediği şekilde noter yazar. 2 - El yazılı vasiyetname El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar miras bırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur. El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hakimine veya yetkili memura bırakılabilir. 3 - Sözlü vasiyet Miras bırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmi veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir. Bunun için miras bırakan, son arzularını iki tanığa anlatır ve onlara bu beyanına uygun bir vasiyetname yazmaları veya yazdırmaları görevini yükler.
faaliyet Cezanın Amaçları Cezanın genellikle kabul edilen üç temel amacı vardır. Adaletçi olarak nitelenen görüşlere göre cezanın özel bir amacı olmayıp, cezanın kendisi amaçtır. Adalet, suçlunun yaptığı kötülüğün karşılığını görmesini gerektirir. Bu nedenle, yararı olsun olmasın ceza, adaletin bir gereği olarak mutlaka uygulanmalıdır. Özel (bireysel) önleme olarak anılan görüşe göre ise cezanın amacı, suçlunun ıslah edilmesi ve tekrar suç işlemekten caydırılmasıdır. Dolayısıyla ceza, bireysel önlemeye, kişinin ıslahına hizmet etmelidir. Genel (toplumsal) önleme görüşünde cezanın amacı, cezanın korkutucu etkisiyle toplumdaki potansiyel suçluların suç işlemesini önlemedir. Suç işlendiğinde cezanın uygulanması suretiyle, toplumda henüz suç işlememiş kişilerin de bunu görerek suç işlemekten cayması amaçtır. Cezanın Türleri 1. Suçlunun hayatına yönelik cezalar: Ölüm veya idam cezası bunun örneğidir. Asılarak, kurşuna dizilerek veya elektrik kullanmak suretiyle yerine getirilir. Avrupa ülkeleri ceza hukuku sisteminde terk edilmiş bir cezadır. 2. Suçlunun bedenine yönelik cezalar: Kırbaçlama, sopa, değne ile dövme, dayak gibi cezalardır. 3. Suçlunun özgürlüğüne yönelik cezalar: Hapis cezası bunun örneği olup, modern ceza sistemlerinde en çok tercih edilen cezadır. 4. Suçlunun malvarlığına yönelik cezalar: Para cezası bu türden olup, hapis cezası gibi çoğu ceza sistemlerinde yer alır. Bazı hukuk sistemlerinde mal varlığına el konulması, müsadere de bir ceza olarak düzenlenmektedir. 5. Suçlunun haklarına yönelik cezalar: Belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma, örneğin kamu hizmetlerinden yasaklılık, meslek ve sanatın icrasından yasaklanma bu kapsamdadır.| Ankara Avukat | Ahmet Erenoğlu | İlkeler Cezalar, insanlık dışı olamaz. İHEB ve AİHS hükümleri açıktır: Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı, onur kırıcı ceza verilemez ve davranışta bulunulamaz (İHEB 5, AİHS 3). Ceza sorumluluğu ve ceza, gerçek kişiler içindir. Bazı Avrupa ülkelerinde tüzel kişilere de ceza verilmektedir. TCK' da cezalar cürümler ve kabahatler olarak iki türe ayrılır. Cürümler için ölüm, ağır hapis, hapis, ağır para cezası, kamu hizmetlerinden yasaklılık vardır. Kabahatler için hafif hapis, hafif para cezası, o meslek ve sanatla uğraşma yasağı vardır. Ölüm cezası kaldırılmıştır. Disiplin cezaları devlet memurları için uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesini durdurma, memurluktan çıkarma şeklindedir. Ceza Hukuku, suç ve ceza kavramlarını inceleyen kamu hukuku bölümüdür. Genel ve Özel Ceza Hukuku olarak ikiye ayrılır Ceza genel ve Ceza özel olarak da ifade edilmektedir.Genel Ceza Hukukunun konusu suç kavramının maddi ve manevi unsurlarıyla tanımı, Ceza Hukukuna hakim olan genel ilkeler, ceza kavramının tanımı, suçu ortadan kaldıran nedenler, cezayı azaltan ve ortadan kaldıran nedenler gibi bütün suçlar için geçerli olan ilke ve teorilerdir. Özel Ceza Hukukunun, konusu ise ülkenin kanunlarına göre suç sayılan eylemlerin neler olduğu, bunların kapsam ve sınırları, birbirlerinden ayrılan yönleri ile bu suçlara öngörülen cezalardır. Ceza hukuku geniş anlamda ceza yargılaması usülunü de içerirken dar anlamda anlamda ceza yargılaması ceza hukukunun dışında kalır.

is-davalarinda-arabulucuArabuluculuk Ne Demektir?

Günümüzde Hayatta dostane yollarla uyuşmazlık gibi konularda çözüm yöntemleri içinde en yaygın olarak bilinen ve uygulanan uyuşmazlık çözüm yöntemine Hukuk Dalında Arabuluculuk Denir.

Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren ve getirmesini sağlayan, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin kendi arasında üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, Arabuluculuk uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlıklara çözüm yöntemidir. Arabuluculuk Sistemi.

Genelde Arabuluculuk görüşmelerinde, tarafların birbirleri ile iletişim kurmaları sağlamak ve bu iletişimin pekiştirilmesi suretiyle, birbirlerine ait menfaatleri ve ortak yönleri daha iyi anlamaları ve somut duruma göre işlerlik kazanabilecek değişik durumlar ve çözüm seçeneklerini genel bir çerçevede üreterek sunulup, değerlendirmeleri sağlanır. Arabuluculuk sürecinin işleyişinde ve geçen zamanda sonucun elde edilmesinde tümüyle taraflar egemendir.

Hukuk Makaleleri

Ticari İşletme Hukuku

TİCARET HUKUKUNUN KONUSU 1. Subjektif Sistem (Tacir) Bu sistem ticari işlemin süjesi olarak ‘tacir’den hareket eder. Buna göre ticaret hukuku, bir tacirler hukukudur. Ticaret, tacirler için a...

Read Moreread_more

Kamu Haklarının Türleri

KAMU HAKLARININ TÜRLERİ  HAKKIN TÜRLERİ| Ankara Avukat Hakları öncelikle doğdukları hukuk kurallarının mahiyetine göre kamu hakları ve özel haklar olmak üzere iki ana gruba ayırırız....

Read Moreread_more

Medeni Hukuk

Medeni Hukuk -Miras Hukuku Vasiyetname yoksa mal paylaşımı nasıl yapılır? Veraset ilamı nedir? Vasiyetname varsa miras paylaşımı nasıl yapılır? Miras hukukuna göre yasal mirasçılar kim...

Read Moreread_more
blog-grid

Olumlu Miras Sözleşmesi

Erenoğlu Hukuk Bürosu Bugün Miras Hukuku İle İlgili Makalemizi Yazıyoruz.. Olumlu miras sözleşmesi kavramında yani miras bırakan kişi miras sözleşmesiyle var olan mirasının tamamını y...

Read Moreread_more