İflas [1]; ticaret mahkemesi tarafından iflasına karar verilen bir borçlunun (müflisin), haczedilebilen bütün mal varlığının, cebri icra yoluyla paraya çevrilerek, bundan bilinen bütün alacaklılarının tatmin edilmesini sağlayan toplu bir cebri icra yoludur.

Ferdi icrada, borçlunun bir veya birkaç alacaklısı, mal varlığındaki bir veya birkaç şeyden, alacağını karşılayacak nispette mal haczederek alacaklarını tahsil etmeye çalışmaktadırlar. Oysa ki iflasta, borçlunun bütün alacaklıları ve tüm mal varlığı söz konusudur. Müflisin haczedilebilen bütün mal ve haklarının tamamı “iflas masasını” teşkil eder. Masayı teşkil eden bu mallar, müflisin borçlarının ödenmesine tahsis olunur.

Ferdi icra, borçlu olan herkes hakkında uygulanabilir; iflas ise, kural olarak tacirler hakkında uygulanabilir. Tacirler, her türlü borçlarından dolayı iflasa tabidirler. Buna göre bir tacir, hem ticari işletmesi ile ilgili olan ticari borçlarından, hem de işletmesi ile ilgili olmayan adi borçlarından dolayı iflasa tabidir.

Bir borçlu aleyhine yapılan iflas takibinin ve iflas davasının neticesinden bütün alacaklılar istifade ederler. İflas hukukunda, aksi belirtilmiş olmadıkça alacaklılar arasında eşitlik vardır. Masadaki mal ve hakların tasfiyesi neticesinde elde edilen para, bütün alacaklılar arasında, alacakları nispetinde eşit bir şekilde paylaştırılır [2].

İflas kararının, ticaret mahkemesi tarafından verilmesi zorunludur. İflasa tabi bir borçlu, yasada öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde alacaklılarının talebini beklemeden, ticaret mahkemesine başvurarak, kendi iflasını da isteyebilir.

II. Türleri 
Üç çeşit iflas yolu vardır;

  • İflas yoluyla adi takip,
  • Kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu,
  • Doğrudan iflas yolu.

Bu iflas yollarının mahiyeti ve özellikleri ile izlenecek prosedür aşağıda açıklanmıştır.

1. Adi İflas Yolu
Borçlusunu iflas yolu ile takip etmek isteyen alacaklı, alacağı bir kambiyo senedine bağlı ise kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluna, değilse adi iflas yoluna başvurur.

Alacaklı, takibe icra dairesinde yapacağı bir iflas talebi ile başlar. Borçluya bir iflas ödeme emri gönderilir. Borçlu yedi gün içinde borcunu öderse takip son bulur; ödemezse, alacaklı ticaret mahkemesinde iflas davası açarak borçlunun iflasına karar verilmesini talep eder.

Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz ederse, takip durur. Bu durumda alacaklı, ticaret mahkemesinde borçlunun iflasına karar verilmesi ile birlikte itirazın kaldırılmasını da talep etmelidir.

a. İflas Davası
İflas takibi yapan alacaklı, borçlu aleyhine bir sene içinde, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde iflas davası açmak zorundadır.

Alacaklının iflas davası açması üzerine ticaret mahkemesi alacaklıların menfaatlerini korumak için iflas muhafaza tedbirleri alınmasına gerek olup olmadığına karar verir.

Mahkemenin incelemesi, borçlunun iflas ödeme emrine itiraz edip etmemesine göre ikiye ayrılır.

  • Ödeme Emrine İtiraz Edilmemiş ise Alacaklı açacağı iflas davasında, borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini ve borcunu ödemediğini belirterek, sadece iflas kararı verilmesini isteyecektir. Bu durumda ticaret mahkemesi, alacağın varlığı ile ilgilenmeksizin usulü bakımdan takip ve dava talebini inceleyerek karar vermek zorundadır.
  • Ödeme Emrine İtiraz Edilmiş ise

Alacaklı iflas davasında itirazın kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilmesini talep etmelidir. Ticaret mahkemesi, öncelikle itirazın kaldırılması talebini inceler ve buna göre itirazı uygun görmezse, itirazın kaldırılması ile birlikte “depo kararı” verir.

b. Depo Kararı
Depo kararı ile mahkeme borçluya, yedi gün içinde faiz ve icra masrafları ile birlikte borcunu ifa etmesini veya o miktar parayı mahkeme veznesine depo etmesini emreder. Depo kararı ile borçluya borcunu ödeyerek iflastan kurtulabilmesi için son bir imkan verilmektedir. Bu yedi gün içinde borç depo edilmediği takdirde iflasına karar verilir.

c. İflas Kararı
Depo kararı üzerine, borçlu borcunu depo etmez ise, ticaret mahkemesi iflasına karar verir. İflas kararı verildiği anda borçlu hakkında iflas açılmış olur. Mahkeme iflas kararını derhal yargı çevresi içindeki iflas dairesine bildirir. İflas dairesi de kararı gecikmeksizin ilan eder ve gereken yerlere bildirir [3].

Dava açıldıktan sonra, iflas kararı verilinceye kadar, alacaklı davasını geri alabilir; ancak, iflas kararı verildikten sonra, davasını geri alamaz.

d. İflas Kararının Temyizi
İflas davasının reddi veya borçlunun iflası hakkında ticaret mahkemesi kararları aleyhine, kararın tebliği tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna gidilebilir. Ancak, kararın temyiz edilmiş olması hükümlerini meydana getirmesine engel olmaz. İflas idaresi, derhal kararı ilan eder ve gereken yerlere bildirir. İflas masasının teşkili için gereken işlemler yapılır; iflas idaresi seçilir ve işe başlar. Yalnız, ikinci alacaklılar toplantısı ve masa mallarının satışı, iflas kararı kesinleşmedikçe yapılamaz.

2. Kambiyo Senetlerine Mahsus İflas Yolu
Bu iflas yoluna, sadece alacağı bir kambiyo senedine [4] bağlı olan alacaklı gidebilir. Kambiyo senedine bağlı alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, alacaklı ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipte bulunmadan, iflas yoluna başvurabilir.

Bu yoldaki iflas takibi ve davası, adi iflas yolundakine benzer; her iki yol arasında esaslı bir fark yoktur. Alacaklı, icra dairesine müracaat ederek borçlusu aleyhine takibi başlatır. İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini tespit ederse, borçluya ödeme emri gönderir. Bu takipte itiraz ve şikayet müddeti beş gündür. Borçlu bu süre içinde yapacağı itirazında mevcut her türlü sebebi belirtmek zorundadır. Yanı sıra borçlu, ödeme emrine karşı şikayet yoluna gidebilir. Şikayette beş gün içinde yine icra dairesine yapılır. Şikayeti de inceleyerek karara bağlayacak makam iflas davasına bakacak olan ticaret mahkemesidir. Bu nedenle alacaklı açacağı iflas davasında, borçlunun şikayetinin de reddini ister.

a. İflas Davası
İflas davasının açılması ve incelenmesi, adi iflas yolunda olduğu gibi, borçlunun ödeme emrine itiraz ve şikayet etmiş olup olmamasına göre değişir.

  • Ödeme Emrine İtiraz veya Şikayet Edilmemiş ise Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz ve şikayette bulunmazsa, aleyhine yapılan takip kesinleşmiş olur. Borçlunun artık itiraz veya şikayette bulunmak hakkı yoktur. Artık iflas davasında itiraz ve şikayetlerini ileri süremez.
  • Ödeme Emrine İtiraz veya Şikayet Edilmiş ise

Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz ve şikayette bulunmuş ise, alacaklı açacağı iflas davasında ticaret mahkemesinden; borçlunun itirazının ve şikayetinin kaldırılmasını ve borçlunun iflasına karar verilmesini birlikte talep etmelidir.

Bu durumda iflas davası, tümüyle adi iflas yolundaki hükümlere göre incelenip karara bağlanacaktır.

b. Depo Kararı
Açılan davada ticaret mahkemesi, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmediğini, iflas takibinin kesinleştiğini ve borcun ödenmediğini tesbit ederse; alacak miktarını depo etmesi için borçluya yedi günlük süre verir.

Depo emri süresi içinde yerine getirilmediği takdirde, borçlunun iflasına karar verilir.

İflas kararı ve temyizi, aynen adi iflas yolundaki gibi olduğundan yeniden anlatılmamıştır.

3. Doğrudan Doğruya İflas
Alacaklının, öncelikle icra dairesine başvurup iflas takibi yapmadan ticaret mahkemesinde iflas davası açtığı usule doğrudan doğruya iflas yolu denilmektedir.

a. Alacaklının Talebi ile Doğrudan İflas
Bazı durumlarda, alacaklının borçluya karşı bir iflas takibinde bulunması, icra dairesinin borçluya iflas ödeme emri göndermesi, ödeme emrindeki sürelerin beklenmesi alacaklının alacağına kavuşmasını tehlikeye sokabilir veya borçlunun borcunu ödemeyeceği önceden kuvvetle tahmin edilmektedir. Bu gibi hallerde alacaklının doğrudan ticaret mahkemesinde iflas davası açarak borçlunun iflasını isteyebilmesi gerekir.

İcra ve İflas Kanununda sayılan doğrudan iflas halleri şunlardır:

  • Borçlunun ikametgahının belli olmaması,
  • Borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçması,
  • Borçlunun, alacaklarının haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunması veya bunlara teşebbüs etmesi,
  • Borçlunun haciz yolu ile yapılan takip sırasında mallarını saklaması,
  • Borçlunun ödemelerini tatil etmiş bulunması,
  • Borçlunun teklif ettiği konkordatonun tasdik olunmaması,
  • İlâma dayalı alacak, icra emriyle istenildiği halde ödenmemişseBorçlunun doğrudan iflası istenebilir. Ayrıca yasada, sermaye şirketlerinin de[5] alacaklının talebi üzerine doğrudan iflasının istenebileceği kabul edilmiştir. Buna göre, borçları mevcut ve alacaklarından fazla olduğu idare ve temsil eden kişiler tarafından beyan ve ispat edilirse bu şirketlerin iflasına karar verilebilir.

    Yukarıda sayılan durumlardan birinin mevcut olması halinde, alacaklı, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesine başvurarak borçlu aleyhine iflas davası açar.

    Burada borçluya karşı daha önce bir takip yapılmadığından, borçluya kendisini savunması için imkan verilmesi gereklidir. Bu nedenle yasada borçlunun açılamada bulunmak üzere mahkemeye çağrılması öngörülmektedir. Borçlu duruşmaya gelmezse yokluğunda devam edilerek karar verilir.

    Alacaklı doğrudan iflas davasında alacağının varlığını ve dayandığı iflas sebebini isbat etmek zorundadır. Ticaret mahkemesi yapacağı inceleme neticesinde alacağın ve iflas sebebinin varlığına kanaat getirdiği takdirde, adi iflas yolunda olduğu gibi öncelikle depo kararı verir. Süresi içinde depo kararı yerine getirilmediği takdirde borçlunun iflasına karar verecektir.

    b. Borçlunun Müracaatı ile Doğrudan Doğruya İflas :
    Borçlarını ödeyemeyecek durumda olan borçlunun, yetkili ticaret mahkemesinden kendi iflasını istemesidir.

    Ticaret mahkemesi, borçlunun borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğunu re’sen inceleyemeyeceği gibi, borçlunun ispatlamasını da isteyemez. Mahkeme borçlunun beyanına göre onun iflasına karar vermeye mecburdur.

    Borçlu iflasını isteyip istememekte serbesttir. Ancak, borçlunun alacaklılarından biri borçlu aleyhine haciz yolu ile takip yapar, bu takip neticesinde yarı mevcudunun elinden çıkmasına sebep olur ve borçlunun kalan mevcudu da muaccel ve vadesi bir sene içinde gelecek olan diğer borçlarını ödemeye yetişmiyorsa, o zaman borçlu derhal ticaret mahkemesinden iflasını istemeye mecburdur. Bu durumda olan borçlu iflasını istemez ve bir yıl içinde iflas ederse, taksiratlı müflis sayılır ve cezalandırılır.

    Borçlunun iflas talebini ticaret mahkemesi duruşma yapmaksızın inceler ve iflasına karar verir.

Paylaş !Share on Facebook0Share on Google+0Tweet about this on TwitterShare on LinkedIn0Pin on Pinterest0Digg thisShare on StumbleUpon0Share on Tumblr0Share on Reddit0